Gönül Fethinden, Mekan Fethine…

güzelay köşe yazı

Gönül Fethinden, Mekan Fethine…

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar

Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar

İçimde tüten bir şey, hava, renk , eda, iklim

O benim, zaman, mekan, aşıp geçmiş sevgilim

           

            Maniler şiirler nasıl yazılır? Mutlak bir duygu selinin hüzünlü dertli elçileri tarafından yazılır. Peki fetih nasıl yazılır? Kendi hedefe koşarken, arkasındaki ve yanındakileri unutmayanlar ve ne için hedef koyup koştuğunun farkında olanlar tarafından yazılır.

            İşte bu inanç hangi kutuplarda gezse sıcaklığı sahibini her zaman muzaffer kılacak ve tarihin baş sayfalarında isimlerin önünde kalplerin ince telinde daim var olacaktır.

Resulullah Efendimiz  İslam’iyetin ilk yıllarında bir avuç müslümana adeta terapi hocalığı yapmış, onlara teselli verip gelecek parlak  günleri ve İslam’ın hakimiyetini haber vererek hedefler göstererek geleceği görmelerini sağlamış ve en önemlisi de Müslümanlara duyduğu güveni anlatmıştır. İşte bu eğitim metodu  öyle bir güvendir ki asırlar geçse ideal Müslümanları bir şehre bir ülkeye bir yüreğe girmek için harekete geçiriyor. Resulullah’ın müjdelediği  hedeflerin elde edilmiş olması, günümüz Müslümanlarını adeta hareketsiz ve heyecansız bir bekleyişe sürmüştür. Oysa hayat devam  ettikçe Allah-u Zülcelal’in mucizeleri ve ikramları devam edecektir. Yeter ki biz doğru hedef ve doğru niyet seçip yolumuza devam edelim. İslam tarihinde nice ülkeler şehirler ve beldeler fethedilmiştir. Ancak bunlardan biri var ki bu bütün tarihimizin en büyük yüz akı en büyük şeref levhası İstanbul’un fethidir.

Peki Fetih’ten ne öğreniyoruz ?

*Hırsın nasıl sevaba dönüştüğünü

*İnandığın  şeyin arkasından “Ya İstanbul beni ya ben İstanbul’u alırım” diye çıktığı yolda kendine özgüven ve istediğini tam isteyen bir lider

*Ve bu liderin ayrıca tüm özgüvenine rağmen arkasını döndüğünde hocasına baş eğen saygısından İstanbul’un Fatih’i olarak hocasını gösterecek kadar mütevazi olan birini öğreniyoruz.

*Ayrıca bir işi ben yaparım diye öne atılırken tüm olması gerekenleri yapıp gecesinin hesabını da Rabbine verip sabahlara kadar dua eden birini görüyoruz.

*Ve bir şehre aşık olmayı ondan öğrendik, İstanbul’a aşkımız onunla başladı.

*Ve bir inşirahın (müjdenin) peşinde hayatını vakfetmeyi ondan öğrendik

*Ve fetih öyle bir okul ki kaç yıl geçse de onu okuyallara  öğretecekleri asla bitmeyecektir.