İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı.

Bakanımız Sayın Çiftçi programda güvenlik tehditleri, organize suç örgütleri, sınır güvenliği ve uyuşturucu ile mücadele noktalarında yürütülen çalışmalar ile Emniyet personeline yönelik planlanan çalışmaları anlattı.

İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı.

Bakanımız Sayın Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

  • 2026 yılı genelinde, toplamda 478 organize suç çetesine yönelik 1272 operasyon gerçekleştirdik.
  • Yurt dışında bulunan 307 kişiye yönelik kırmızı bülten çıkartmak için çalışıyoruz.
  • Bu senenin sonuna kadar organize suç örgütlerinin büyük kısmını pasifize edeceğiz, yani eylem yapamaz hale getireceğiz.

Göreve geldiğimde öncelik vereceğimiz alanların birincisi olarak organize suçlarla mücadeleyi, ikincisi olarak uyuşturucuyla mücadeleyi, üçüncüsü olarak da çevrimiçi dolandırıcılık dediğimiz suç başlıklarıyla mücadeleyi belirlemiştik. Buna yönelik bir strateji de oluşturduk.
Bu yeni nesil suç örgütlerine, uyuşturucu baronlarına ve bu işi geçim kaynağı haline getirerek çocuklarımızı zehirlemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz; bu konuda son derece kararlıyız.

 

Ben arkadaşlara da söylüyorum; özellikle kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede bunları çökerttiğimiz, ele geçirdiğimiz zaman diyorum ki: "Bunları yatırın, ters kelepçe yapın, şöyle burunlarını bir sürtelim." Onlar suç işlerken vatandaşımıza nasıl hiç acımıyorlarsa, biz de bunları yakaladığımızda hukuk neye izin veriyorsa bizzat uygulayalım.

 

Emniyet Teşkilatı içerisinde yürütülmesi planlanan çalışmaları da anlatan Bakanımız Sayın Çiftçi, şunları söyledi:

  • İstanbul'da lojman ve ev alımına giderek bunları polislerimize tahsis etmek istiyoruz. Dün, 600 tane lojmanın alımıyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğümüze talimat verdim. Arkası da gelecek.
  •  Önceki yıllarda kaynaklar genelde emniyete ve jandarmaya araç alımı için ayrılırdı; bu sene araç almayacağız, kaynaklarımızı tamamen lojman alımına yönlendireceğiz.

Yeni memurlarımızın göreve başlamasıyla beraber, polisi mesai konusunda rahatlatmak adına çalışma saatlerini düzenlemek istiyoruz.

 

Kamuoyunda 12/24 veya 12/36 diye bilinen çalışma sistemine geçtikten sonra mesai saatleri konusunda yeni bir düzenlememiz olacak. Bu sisteme geçildikten sonra fazla çalışma yapanlar olursa, onlara fazla çalışma ücretlerini ödeyebilmek için bir çalışmamız var.

 

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu 1937 yılında çıkartılmış ve o günden bugüne kadar kapsamlı bir şekilde güncellenmemiş ya da yenilenmemiş. Emniyetin de artık bir "başkanlık" şeklinde örgütlenmesi gerekiyor. Çünkü mevcut kanun artık bünyeye dar gelmeye başladı. Emniyet Teşkilatı, 350 bin kişilik devasa bir yapı ve dev bir ordudur.

 

Sınır güvenliğine yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin verileri de paylaşan Bakanımız Sayın Çiftçi, şu ifadelere yer verdi:

  • 1439 kilometre uzunluğunda bir sınır duvarı projemiz var. Bu projenin geriye sadece 100 kilometrelik bir kısım kalmıştır.
  • Sınırlarımız 7 gün 24 saat kesintisiz olarak gözetlenmektedir.

Sızmalar büyük ölçüde engellenmiştir ve nitekim düzensiz göçmen sayılarında da ciddi bir azalma kaydedilmiştir. Bugün hamdolsun, ülkemizin son 200 yılın en güçlü dönemini yaşadığını rahatlıkla ifade edebilirim. Bu güç, sınır güvenliğimizin tesisi de dahil olmak üzere tüm hizmetlerimize yansımaktadır.

 

Programda uyuşturucu ile mücadelede gelinen noktayı da anlatan Bakanımız Sayın Çiftçi, şunları kaydetti:

  •  Uyuşturucu ile mücadele ederken ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Bu işe her kim bulaştıysa, kim bu işin içerisindeyse yürütülen teknik ve fiziki takipler neticesinde tespitimizi yapıyoruz.
  • Şu anda cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin üçte biri uyuşturucu suçlarından dolayı orada bulunuyor.

Biz İçişleri Bakanlığı olarak bu konuyla ilgili son derece kararlıyız. Emniyet, jandarma, sahil güvenlik teşkilatımız, valiliklerimiz ve kaymakamlıklarımızla birlikte üzerimize düşeni sonuna kadar yerine getiriyoruz. Ancak ifade ettiğim gibi, bu noktada devletin diğer kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve ailelerden de yardım bekliyoruz. Çünkü topyekûn bir mücadele yürütülmezse başarıya ulaşamayacağımızı veya istediğimiz sonucu alamayacağımızı değerlendiriyoruz.

 

Uyuşturucuyla mücadelenin iki boyutu vardır; birincisi arzın engellenmesi, ikincisi ise talebin azaltılmasıdır. Yürüttüğümüz kararlı operasyonlar neticesinde arz zinciri ülkemizde önemli ölçüde baskılanmış durumdadır. Türkiye, artık bu konuda bir hedef ülke olmaktan çıkmıştır. Yine de bu durum rehavete yol açmamalı, mücadeleye aynı kararlılıkla devam etmeliyiz.