SANAL HAYAT VE TEBESSÜM

Efendim her ne kalp kırmış isek, sürç-ü lisan etmiş isek affola, diyerekten başlıyorum yazıya.

 SANAL HAYAT VE TEBESSÜM

Aslında genelde kelam-ı kibar etmek için besmele ile başlarım  söze. 
Ancak hastalıkların teşhisi için, birazda gergin yüzlerde tebessüm oluşturmak için Hiciv bir SANAL KADIN Şiri kaleme aldım.  
 
Ve ilerleyen günlerde de sanal erkek şiirini sizlerle paylaşacağım inşallah.  
 Kendini bilen muhterem ablalarımız, şiiri üzerlerine almasınlar. Şiir varacağı yeri bilir.        

   SANAL KADIN
Bu ne düzensizlik, ortalık karma karış
Etrafa söylenir, bağırır dili bir karış
Pantolon ütüsüz, bu ne kırış kırış
Daha birde söylenir: "yenisini al"
Şeytan diyor şu kadına sille tokat dal


Bilgisayarın fişini kulağına takar
Bardakları bir sene sonra yıkar
Çamaşır yerine, peh dişlerin sıkar
Dişçilerde ev besliyor sık sen bacım
Tembellik için der, merhem ve ilacım


Patates kızartır, sabahları uykulu 
Böyle devirdi bacı, maşallah kırkını
Anladım, misafir geliyor diye korkunu
Hele biraz daha uyumak için, çarp sola
Ortalığı odayı düzleyipte, çık sen, yola


Sevap olsa, çamaşırıda ahirete bırakacak
Sana bir hizmetçi lazım, bardakları kaldıracak
Öbür tarafta seni, komşular mı kurtaracak
"Aman Allahım" diyorsun "ne idi  suçum"
Her şeyi bu kadar kolay kılma, be bacım


Çocuklar diyor: "makarna yemekten bıktım"
Saat onbir olmuş, der bugün erken kalktım
bulaşık ve çamaşırı der; komşulara yıktım
Bilirsin sevaptır unutma yıka ha! bacım 
Sıkılmadan der; "tembellik  şeref tacım"


Karpuzu ve kavunu, karnından keser
 tuz, şekeri  karıştırır; kirli kabı rafa dizer
Pasaklısın deyince alınır, ve hemen küser
Doğruyu söylemek dokuz köyden kovdurur.
Doğru adama ise, yanlış namaz kıldırır


Dilini sormayın, uzunluğu sanki boğaz köprüsü
Acaba yok mu? susturmak için tıpası, törpüsü
Uzaya gitmiş, burda bulunmaz, inan görgüsü
Mağaza, market'te satılmazki alıpta verelim.
Başına görgü ve edep polisi dikelim


Akşam eve varınca, yorgun numarası yapar
bilgisayar ve facebook olmasa, acaba ne yapar
Kedi'nin kuyruğu ile klozet tıkar, lavabo açar
Hayata tavandan bakar, aklı kalmış havada
Çocuk bezi yıkar, yumurta pişirdiği tavada


Dost olur hep kötüyle, tost yapar ütüyle
evde eşi ve çocuğunu unutur, oynar it'iyle 
Ortalıkta avare dolanır, saçındaki bit'i ile
Çamaşır makinasında domates, acur yıkar
kirli elbiseleri ise, bulaşık makinasına tıkar

Kadın yemek yapmaz, kaldırdı kocası kazan
rahat tavırla, kocasını da,  adeta görür sazan
Sanki onun için kurulmuştur modern düzen
Der: "çocuk zırlıyor, bir daha çocuk yapmam"
"Oturdum mu, muhtar gibi yerimden kalkmam"

Mesut Bilal der: "Ne var böyle kadın olmaya
göndereceksin tarlaya, bağa; inek sağmaya
kocası bıkmış, başlamış anası evinde kalmaya
Daha konuşur kadın: "Valla benim suçum yok"
Benim yapımda, hanım olmak gibi, hal yok
    
 
 MESUT BİLAL BUĞDAY